Giriş: Dezavantajlı gruplarda yer alan kadınlar, toplumsal cinsiyete dayalı şiddetten orantısız biçimde etkilenmektedir.
Amaç: Derleme, dezavantajlı gruplarda yer alan kadınların toplumsal cinsiyete dayalı şiddete ilişkin risk faktörlerini, hizmete erişimde karşılaştıkları güçlükleri ve çözüm önerilerini ortaya koymayı amaçlamaktadır.
Yöntem: Çalışma literatür derlemesidir. Yıl sınırlaması olmaksızın PubMed, Scopus, Web of Science ve Google Scholar veri tabanlarında sistematik bir tarama yapılmıştır.
Bulgular: Dezavantajlı gruplarda yer alan kadınlar toplumsal cinsiyete dayalı şiddet açısından yüksek risk altındadır. Engelli, yoksul, göçmen, adolesan, yaşlı, boşanmış ve LGBT bireylerin şiddet deneyimleri toplumsal cinsiyet eşitsizliği, ekonomik kırılganlık, damgalanma ve kurumsal yetersizliklerle yakından ilişkilidir. Şiddet yalnızca bireysel değil, toplumsal kurumlar ve normlar düzeyinde yeniden üretilen yapısal eşitsizliklerin bir yansımasıdır. Bu gruplarda hizmete erişimin kısıtlı olması, yasal korumanın zayıflığı ve destek mekanizmalarının yetersizliği, şiddetin tanılanması ve müdahalesini güçleştirmektedir.
Sonuç: Dezavantajlı gruplarda yer alan kadınlar toplumsal cinsiyete dayalı şiddetten çok boyutlu biçimde etkilenmekte ve genel nüfusa kıyasla hem risk faktörleri hem de engeller açısından farklılık göstermektedir. Bu gruplarda şiddetin tanılanması ve müdahalesi için multidisipliner, hak temelli ve erişilebilir hizmet modellerine ihtiyaç vardır. Hemşireler, savunuculuk ve erken tanılama rolleriyle bu süreçte kilit role sahiptir. Dünya Sağlık Örgütü’nün RESPECT çerçevesinin uygulanması, yasal düzenlemelerin güçlendirilmesi ve destek mekanizmalarının yaygınlaştırılması, dezavantajlı kadınlarda şiddetin önlenmesinde temel stratejiler olarak önerilmektedir.
Key words: Toplumsal cinsiyete dayalı şiddet; Dezavantajlı gruplar; Şiddetle mücadelede engeller
|